loading...
   
  Sitemize hosgeldiniz
  Bölge Yönetimi Vize
 
Giriş
Bugüne kadar bölge yönetimine ilişkin arayışların genellikle güvenlik ve ekonomik kalkınma bağlamında ele alındığı görülmektedir. Bu iki konuda en çok dile getirilen bölgeler ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi ve Karadeniz Bölgesidir. Çünkü bu bölgelerde hem güvenlik sorunu daha fazladır, hem de ekonomik bakımdan en güçsüz bölgelerdir. Ancak bugün bölge yönetimi anlayışının sadece ekonomik ve güvenlik bağlamında değil, aynı zamanda bir yönetim kademesi olarak da yönetim sistemimizde yer alması gerektiği ileri sürülmektedir. Bu yönetim kademesinin, özellikle “bölge yerel yönetimleri” çerçevesinde gerçekleşmesi, bölgelerin gelişmesinde ve etkin bir yönetimin sağlanmasında daha etkili olabilir. Günümüzde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde varlığını sürdüren GAP Yönetimi, güvenlik ve ekonomik kalkınmanın yanında bir yerel yönetim birimini sahip olduğu fonksiyonlara da sahiptir. Bu fonksiyonların bir bölgeye hitap etmesi nedeniyle, GAP bir bölge yönetimi izlenimi de vermektedir. Dolayısıyla, farklı şekillerde ifade edilse de aslında bölge yerel yönetimleri bugün uygulamada vardır denebilir.
 
Bölge ve Bölge Yerel Yönetim Kavramı 
Bölge kavramının tam olarak tanımını yapmak zor görünmektedir. Örneğin, fiziksel ya da kültürel nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan ve bu açıdan kendine bitişik olan yörelerden farklılaşan bir toprak parçası olarak tanımlandığı gibi, iller ile merkezi devlet yönetimi arasındaki mülki yönetim kademesi veya illerden daha geniş coğrafi birimlerde eşgüdümlenmesi gerekli görülen bazı hizmetlerin yürütüldüğü coğrafi – yönetsel birim olarak tanımlanabilir.
Türkiye’de bölgenin, iller ile merkezi yönetim arasındaki mülki yönetim kademesi olması durumu, istisnai ve geçicidir.
Türkiye’de bölge kavramının, merkezi yönetimin taşra örgütlenmesi çerçevesinde ele alındığı görülmektedir. Buna göre Türk kamu yönetimi literatüründe bölge, birkaç ilin kümelendirilmesi ile oluşturulan ilden daha geniş ölçekli bir coğrafi alanı ifade etmektedir.
 
Bölge Yönetimi Üzerine Tartışmalar 
Bölge yönetimine ilişkin tartışmalar aslında her zaman güncelliğini korumuştur. 1961 Anayasası’nın, Temsilciler Meclisinde konuşulması esnasında bölge sözcüğünün konulup konulmaması konusunda iki endişe dile getiriliyordu:
  1. Geçmişte denenmiş ve başarılı olamamış “Genel Müfettişlik” uygulamasının ihyası söz konusu olabilirdi. Nitekim bazı temsilciler, geçmişte uygulana bu yönetim şeklinin “başarılı olmadığını”, “halk arasında yanlış zihniyetlere yol açtığı” dile getiriliyordu. Dolayısıyla böylesine olumsuz bir tecrübenin anayasala bir nitelik kazanmasının uygun olmayacağını ileri sürüyorlardı.
  2. “Bölgecilik” oluşturulmasından çekinilmekteydi. Nitekim temsilcilerden bazıları, “bu madde bölgeciliği doğurur. Komisyonda vazgeçsin”, “gayet kötü neticelere yol açar” şeklinde fikirler ileri sürmüşleridir. Ancak bu fikirlere karşı çıkanlarda olmuşlardır. Örneğin Komisyon sözcüsü şu fikirleri ileri sürmüştür: “Bazı arkadaşlarımız bölgecilik kurulduğundan bahsettiler. Bundan endi,şeye mahal yoktur. Dünyanın her yerinde artık hizmetlerin şümulünün genişlemesi ve vilayetlerde çeşitli ünitelerin hudutlarını çoktan aşması ve durumun diğer vilayetlere sirayet etmesi karşısında hizmetleri birleştirmek suretiyle daha randımanlı ve koordineli bir çalışma yoluna gidilmiş bulunmaktadır.
Genel olarak değerlendirildiğinde, bölgecilik oluşturma endişesi, bölgede yaşayan vatandaşlar arsında rekabet ve huzursuzluklara yol açacağı, siyasi ayrılıkları ortaya çıkacağı ve ülkenin bölünebileceği gerçeğime dayanmaktaydı.
 
 
Bölge Yönetimine İlişkin Uygulamalar
Bugüne kadar bölge yönetimine ilişkin uygulamalar farklı şekilde ortaya çıkmıştır. Bunlardan bir kısmı mülki yönetim ve güvenlik amaçlı olarak belirginleşirken, bir kısmı da ekonomik amaçlı olarak kurulmuştur.
 
1. Mülki Yönetim ve Güvenlik Amaçlı Bölge Yönetimler
 
a)    Genel Müfettişlik Kurumu
Siyasal birliği sağlamak amacıyla oluşturulan bu kurumun yasal dayanağı 1913 tarihli geçici yasadır. Kurumun görevleri arasında imar ve ulusal servetin arttırılması yer alsa da esas olarak güvenliği sağlamak için kurulduğu söylenebilir. 1921 Anayasası’nda yer bulan Genel Müfettişlik kurumu, Şeyh Said Ayaklanması’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da meydana getirdiği iç güvenlik sorununun etkisiyle 1927’de 1164 sayılı yasa ile bölgede, genel müfettişlikler oluşturulmuştur.
Genel Müfettişlikler, uygulamada istenileni bir türlü veremediklerinden, il sistemine aykırı bir örgütlenme biçimi olarak varlıklarını sürdüremeyerek ortadan kaldırılmıştır. 1949’da varlığına son verilen bu kurumu, o günün koşullarının gerektirdiği ve belli bir zaman diliminde yaşayan bir kurum olarak kabul etmek gerekir.   
 
b)    Olağanüstü Hal Bölge Valiliği
Olağanüstü Hal Bölge Valiliği, 19 Temmuz 1987 tarihinde yürürlüğe giren 285 sayılı KHK ile kurulmuştur. Bu kararname ile yapılan düzenlemenin amacı olağanüstü hal bölgesi olarak sayılan illerin oluşturduğu bölge sınırları içinde güvenliği sağlamaktır. Dolayısıyla yerel kamu hizmetleriyle ve bölgesel planlama için örgütlenmeyle ilgisi yoktur. OÜBV, ilin valiliğini sürdürmekle beraber, yalnızca, kolluk ve güvenlik güçleri ile ilgili yetkilere sahip bulunmakta, eşgüdümcülük işlevi bununla sınırlı kalmaktadır. OHBV’ nin sınırlarının genişletip daraltılması il valilerinin bağlı olduğu statüyü değiştirmemektedir.  
 
2. Ekonomik Amaçlı Bölge Yönetimler
 
a)    Serbest Bölgeler
Serbest bölgelerin yasal dayanağı 1985 yılında yürürlüğe giren 3218 sayılı Serbest Bölgeler Yasası’dır. Yasaya göre serbest bölgeler, ihracat için yatırım ve üretimi arttırmak, teknoloji ve yabancı sermaye girişini hızlandırmak, ekonominin ihtiyaç duyduğu girdileri düzenli ve ucuz yoldan sağlamak, dış ticaret ve finansman ihtiyaçlarından yararlanmak amacıyla kurulmaktadır.
b)    Güneydoğu Anadolu Projesi ( GAP )
  Yasal dayanağı 27.09.1989 tarih ve 388 sayılı KHK’ dır. Bu kararname ile kurulan GAP, ülkemizde ilk “bölgesel kalkınma idaresi”dir. Cumhuriyet Türkiye’sini en büyü yatırımı olarak değerlendirilen GAP projesi, Fırat, Dicle nehirleri ile bunlar arsında uzanan ovaları kapsamakta ve 74 bin kilometreden fazla bir alana yönelmektedir. Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır vs. illerin tamamını veya belli bir bölümünü içine alan proje, bölgedeki ekonomik ve sosyal yaşamı büyük ölçüde etkilemekte ve diğer bir çok alanda itici güç oluşturmaktaydı.
GAP’ın yönetim sistemimi içinde ki yerini değerlendiren akademisyenler ise bu konuda farklı yaklaşımlar sergilemişlerdir. Özay’a göre GAP merkezden yönetim birimi olmaktan çok, ayrı tüzel kişiliği nedeniyle kamu kurumudur. Ozansoy GAP’ın bir yandan kamu tüzel kişiliğine sahip olması, diğer yandan koyu bir merkezi yönetimin egemenliğinin olması nedeniyle, “taşeron kamu kurumu” olarak değerlendirmektedir. Nalbant ise GAP idaresini Başbakanlığın ağırlaştırılmış vesayeti altında idari ve mali açıdan özerkliği yok denecek kadar az olan kamu kurumu olarak nitelendirmektedir.
Bölge Yönetimi Konusunda Model Arayışları
 
a)    Bölge Valiliği
Önerilen “bölge valiliği”, il kademesinin üstünde ve ona tamamıyla hakim yeni bir idari kademedir. Bölge valisi, il valilerin üstü durumundadır. Mevcut sistemde il ve valinin durumu ne ise, bu haliyle bölge ve bölge valisinin durumu da öyle olacaktır. Yani bölge valiliği, bölge ölçeğinde iş gören kuruluşların, tek bir genel yöneticiye bağlanması ihtiyacını karşılamayı amaçlamaktadır.
Nitekim 4 Ekim 1983 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 71 sayılı KHK ile “kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak için bir çok ili içine alan merkezi yönetim örgütlerinin kurulması” öngörülmüş ve bu örgüte “Bölge Valiliği” adı verilmiştir.  
Buna göre bölge valileri bulundukları bölgelerde güvenlik, ekonomik, sosyal, kültürel, koordinasyon, işbirliği, denetleme gibi fonksiyonları yerine getirecektir.
Bölge Valiliği sistemi, valilerin üzerinde hiyerarşik bir otorite, tüzel kişiliğe sahip ve yetki genişliği ilkesine dayanılarak yönetilen yeni bir mülki idare kademesi olarak oluşturulmaktadır.
 
b)    Koordinatör Valilik
Bu sistem de bölge valilik sistemine benzemekle beraber, fonksiyonları itibariyle daha sınırlı bir konumdadır. Bu sistemde de iller kaldırılmamaktadır. İl ile merkez arasında yeni bir mülki yönetim kademesi de oluşturulmamaktadır. Sistemde, bölgesel kuruluşları da içine alacak büyüklükte bölgeler oluşturulmakta ve merkezler saptanmaktadır. Bölge merkezindeki il valisi koordinatör vali olarak adlandırılmaktadır. Koordinatör vali, yönetimler arası işbirliği ve koordinasyonu sağlama,yatırımları gözetip denetleme yetkisine sahiptir. Burada iller değişmediği ve il üstünde yeni bir yönetim kademesi oluşturulmadığı için, koordinatör vali, il valisinin hiyerarşik üstü değildir. Bu bağlamda koordinatör valilik “eşitler arsında birinci” olarak değerlendirilmiş ve il valilerinden, sadece yönetimin sınırları belirli bir alanda ayrılmakta, çevresi bir il’i aşan yetkileri kullanmaktadır.  
 
c)    Büyük İl Sistemi Oluşturulması
Bölge düzeyinde örgütlenmeye ilişkin önerilen bir oluşumda büyük il sistemidir. Hizmetlerin gerektirdiği daha büyük bir alan ve nüfus varlıklarını elde edebilmek için, küçük illeri birleştirerek büyük iller oluşturma yönünde gelişmeler olmuştur. Ancak böyle bir oluşum olması durumunda özellikle bazı büyük illerde belli etnik grupların topluca yaşadıkları alanları tümüyle kapsayacakları ve bu durumun da ülke bütünlüğü ve güvenliği açısından zararlı olacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir.
 
d)    Karma Yönetim Modeli Olarak Bölge Yönetimi   
Birden çok ili ve yerel yönetimleri kapsayan ayrı iki yönetsel yapı, aynı hizmet coğrafyasında, yani sınırları birbiriyle uyum halinde çalışan karma bir yönetim yapısını oluşturabilirler. Başka bir anlatımla, yetki genişliğine dayalı hizmet yerinden yönetimleriyle, özerkliğe sahip yerel yönetim birlikleri, siyasal olmayan, kamu tüzel kişiliğine sahip bir bölge yönetimini ortaya çıkarabilirler.
Türk yönetim hukuku, yetki genişliği ile yerel özerklik uygulamalarının birlikteliğin, il özel yönetim modeli ile zaten alışıktır. Ayrıca bu tür karma yönetime, Anayasa Mahkemesi, 388 sayılı GAP Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında KHK’nın Anayasaya aykırılığı savıyla iptal istemini reddederek yeşil ışık yakmıştır. Bu açıdan GAP İdaresinin görev ve yetkileri göz önünde tutulduğunda, yeniden bir düzenleme ile ve belirtilen karma yönetim yapısıyla bir bölge yönetimi kurulabilir.
 
 
Bölge Yerel Yönetimleri Neden Kurulmalı
 
  1. Ülkemizde yerel yönetimlerin kurulması durumunda, bölge planlaması ve kalkınması daha kolay sağlanabilir ve bölgeler arası dengesizlikler giderilebilir. Ulusal kalkınmaya ilişkin olarak bölge yerel yönetimleri, merkezi yönetimle daha yakın bir işbirliğine girebilir ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilir.
  2. Bölge yerel yönetimi, yetki genişliği bakımından sayıları fazla ve imkanları sınırlı olan illere oranla daha uygun bir kademe oluşturmaktadır.
  3. Bölge yerel yönetiminin kurulması, yönetim yapımızın yeniden ele alınmasına olanak sağlayacaktır.
  4. Bölge yerel yönetimleri, ekonomik ve sosyal politikaların daha kolay uygulanması için uygun bir bölümlemedir.
  5. Bölge yerel yönetimleri, merkezi yönetimle yerel yönetimler arasında yapılacak adil dengeli bir kaynak bölüşümünü sağlayarak, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının kalkmasına katkıda bulunacaktır.    
  6. Bölge yerel yönetimlerinin kurulması, merkeziyetçiliği sınırlayacaktır. Çünkü merkezin elinde bulunan birtakım yetki ve görevler bu birimlere aktarılacaktır.
  7. Bölge yerel yönetiminin, yönetimin yeniden düzenleme aracı olarak diğer bir yararı ise, kamu hizmetlerinin tümü veya çoğu için ortak bir alan oluşturmasıdır. 
  8. Bölge yerel yönetiminin diğer bir yararı ise, yönetimde etkinlik ve kolaylığı sağlamaya imkan vermesidir.
 
Bölge Yerel Yönetiminin Görev ve Yetkileri
 
1.    Ulusal planın hazırlanma aşamasında bölge düzeyinde öncelikleri belirleyerek merkeze sunar.
2.    Bölge yerel yönetimleri, kendi başına bölgesel bir plan hazırlayarak bölgenin orta vadedeki ekonomik, sosyal ve kültürel hedeflerini belirleme sorumluluğuna sahiptir. Bunu yaparken de kendi sınırları içindeki belediye ve illerin sağladığı bilgileri ve sunduğu önerileri gözetir.
3.    Bölge yerel yönetimleri, mesleki eğitim etkinliklerini gerçekleştirmek, konut yapımı için öncelik programları hazırlamak, yerel yönetim birimlerinin yatırım çalışmaları arsında eşgüdüm sağlamak ve yatırımlar konusunda öneriler getirmek, alan düzenlemesi, kentleşme, trafik, turizm gibi alanlarda diğer yerel yönetim birimleriyle iş birliği yapar, hedefler belirler ve planlar yapar. Bütün bunları yaparken de “hizmette yerellik” ilkesine uygun hareket eder.    
 
Bölge Yerel Yönetimin Organları
 
Bölge Meclisi
Bölge Meclis Başkanı
Bölge Encümeni
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=